Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam24
Toplam Ziyaret93125
Videolar
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.34665.3680
Euro6.07976.1040
Saat

Trafik Kuralları

SÜRÜCÜLER İÇİN

        Çok çeşitli alanlarda faydalandığımız motorlu taşıtların insan yaşamıyla bu kadar iç içe olması, trafik  kazalarını, dolayısıyla ölüm, yaralanma, sakat kalma, çevre kirliliği, enerji, zaman kaybı, stres ve  ekonomik maliyetlere sebep olmak gibi sonuçları ortaya çıkarmıştır.

          Karayolu Trafik Güvenliğinin sağlanmasının önemi, yukarıdaki sonuçlar göz önüne alındığında  kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Olumsuz sonuçların en aza indirilmesinde; sorumlu kuruluşların  görevlerinin yanı sıra, bireyler de üzerine düşeni yapmak zorundadırlar. Trafikte başarıya ulaşmanın  anahtarı; insan unsurunun trafik kurallarıyla barışık ve iç içe yaşaması, sorumluluğu paylaşmasıdır.
 

TÜRKİYE'DE TRAFİK KAZALARININ GENEL DURUMU

          Karayolları üzerinde hareket halinde bulunan araçların karıştığı, ölüm, yaralanma ve maddi hasarla sonuçlanan olaya trafik kazası diyoruz. 

 Bu konudaki istatistiklerden, yurdumuzda meydana gelen trafik kazalarının, diğer ülkelerdekilerle kıyasladığımızda her bakımdan büyük kayıplara sebep olduğu anlaşılmaktadır. 

            İlimizde yapılan istatistiklere göre kazaya karışanların % 95.5’inin sürücü, % 4.4’ünün yaya, % 0,09’unun ise taşıt hatasından (teknik arıza) meydana geldiği anlaşılmaktadır. Hal böyle iken kazaların büyük bir çoğunluğu insan hatasından meydana geldiği anlaşılmış, bu kazaları en aza indirebilmek için de küçük yaştan itibaren her yaştaki insanlarımıza trafik hakkında yeterli eğitim verilmesi gerekmektedir. Bu eğitim verilirken sürücü, yaya ve yolcu olarak sorumluluk duygusunun aşılanması ön plana çıkmaktadır. Aksi taktirde, eğitimsiz insanların oluşturduğu trafik ortamında, alınacak diğer önlemlerle istenilen seviyede güvenlik sağlamak mümkün olmayacaktır.
 
            Bu nedenle; en çok ihlal edilen trafik kurallarının bir kez daha hatırlatılmasında yarar olacağı kanaatindeyiz.

TAKİP MESAFESİ
(Arkadan Çarpma)

 

Arkadan çarpma sonucu meydana gelen kazalar incelendiğinde sürücülerin büyük bir çoğunluğunun önündeki araçla mesafesini ayarlayamamalarından kaynaklanmaktadır.

TAKİP MESAFESİ YAPILAN HIZIN YARISI KADAR METRE OLMALIDIR. 

 Şehirlerarası yollarda takip mesafesinin ayarlanması değişik metodlarla bilinmektedir. 

 1.Metod 88-89 metodu; yol kenarında sabit bir cisim veya bu cismin gölgesi sabitlenir. Önde giden aracın arka kısmı bu cisimle aynı hizaya geldiğinde sürücü normal bir şekilde 88-89 diye sayar, sayım bittiği anda kendi aracının ön kısmı aynı yere geldiğinde takip mesafesi yeterli ve güvenli demektir.

 2.Metod; seyir halinde iken aracınızın kilometresini kontrol edin ve yaptığınız kilometrenin metre cinsinden yarısı kadar metre öndeki araçla mesafeniz olması gerekmektedir. (örneğin, 80 km. hızla seyrediyorsanız öndeki araçla mesafeniz en az 40 m. olmalıdır.)

 3.Metod; şehirlerarası yollarda yol kenarlarında bulunan sabit işaret taşları mevcuttur. İki taş arasındaki mesafe 50 metredir. Bu da göz önünde bulundurularak aracınızın takip mesafesini ayarlayabilirsiniz. 
  Şehir içerisinde ise; şehir içi hız sınırını aşmamak kaydı ile öndeki araçla mesafeniz en az bir aracın rahatlıkla girip çıkacağı şekilde olmalıdır.

SEYİR HALİNDE İKEN ÖNDEKİ ARACI YETERLİ VE GÜVENLİ MESAFEDEN TAKİP EDİNİZ. 

    Karayollarında trafiğin güvenli ve hızlı akmasını sağlamak için kavşaklarda ilk geçiş hakkı kuralına mutlak uyulması gerekmektedir. Bu kurala riayet edildiğinde kavşaklarda, trafik sıkışıklığı olmayacağı gibi özellikle hızlı bir trafik akışı sağlanacağı için zaman kaybı da olmayacaktır. Kavşaklarda bütün sürücüler geçiş üstünlüğüne sahip, ambulans, itfaiye, polis vb. araçlara ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. Bir kavşağa yaklaşan sürücüler; kavşaktaki şartlara uymak, dikkatli bulunmak, araçlarını ilk geçiş hakkı olan araçların geçişine izin vermek üzere durabilecekleri hızda sürmek kaydıyla, trafik polisi veya trafik ışıklı işareti ile yönetilmeyen ve aksine bir işaret bulunmayan kavşaklarda; 

*Özel mülkten çıkan sürücüler, karayolundaki araçlara, 

 *Tali yoldan çıkan sürücüler, ana yoldaki araçlara, 

 *Dönel kavşak dışındaki sürücüler, dönel kavşak içindeki araçlara, 

 *Motorsuz araç sürücüleri, motorlu araçlara, 

 *Lastik tekerlekli traktör ile iş makinesi sürücüleri, diğer motorlu araçlara, 

 *Soldaki sürücüler, sağ taraftan yaklaşan araçlara, 

 *Dönüş yapan sürücüler, kurallara uygun olarak geçiş yapan yayalara, varsa bisiklet yolundaki bisikletlilere ve sola dönüşlerde sağdan ve karşıdan gelen araçlara,ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar. 

UYKUSUZ VE YORGUN ARAÇ KULLANMA

           Yorgunluk ve uykusuzluk, bir çok trafik kazasını doğrudan veya dolaylı etkileyen bir faktördür. Tüm dikkatlerin bir arada ve koordineli bir biçimde sürdürüldüğü işlev olan sürücülükte fikren ve bedenen zinde olmanın çok büyük önemi vardır. Yorgun ve uykusuz olarak araç kullanan bir sürücünün gözlerinin görme kuvveti azalır, derinlik tanıma ve mesafe tahmin etme, yolu gözetleme gücü zayıflar, dikkatini toplayamaz, aynı alkollü araç kullanmada olduğu gibi tepki gösterme ve     algılama yeteneklerinde körelme olur.

              Bunların sonucunda da sürücünün kazaya karışma riski artmaktadır. İşte bu amaçla 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 49. maddesi; ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan motorlu taşıt sürücülerinin, taşıt kullanma sürelerine aykırı olarak taşıt kullanmalarını ve taşıt sahibi durumundaki kişilerinde, yorgun ve uykusuz sürücülere taşıt kullandırmalarını yasaklamıştır.
  Ticari amaçla yük ve yolcu taşıyan araç sürücüleri 24 saatlik zaman dilimi içinde 9 saatten fazla ve devamlı olarak 5 saatten fazla araç sürmeleri yasaktır. 

  Her 5 saatlik devamlı kullanmadan sonra sürücülerin en az 30 dakika dinlenmeleri zorunludur.

 Bu hükümler, ticari taşıt kullanan sürücüler için öngörülmüş ve bunlara uymayanlar için cezai müeyyideler konulmuştur.  

 Özel araç sürücüleri için böyle bir sınırlama getirilmemiş olmasına rağmen, özellikle yorgunluk ve uykusuzluk; uzun süre araç kullanmayı gerektiren yolculuklarda, bu kişiler için de önem arzetmektedir. Uzun süren yolculuklarda, özel araç sürücüleri yorulduklarını hissettikleri anda veya uyku halinde, uygun bir park yerine araçlarını çekip bir süre dinlenmeli ya da uyumalıdırlar.

           ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMAK 


            Trafikkazalarına yol açan sebepler incelendiğinde, alkollüaraç kullanan sürücüler ile yayaların karıştığıkazaların küçümsenmeyecek sayılara ulaştığıgörülmektedir.
           
            Yaralanmave ölümle sonuçlanan trafik kazalarında, alkolündoğrudan veya dolaylı etkisi % 20 ile % 70 arasındadeğişmektedir. 

         Alkol almış sürücünün, sürücülük yeteneğinin, olumsuz etkilendiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Alkol, yapısındaki  özellikler itibariyle, mide ve bilhassa ince 
bağırsaklar yoluyla hızla kana karışarak, karaciğer, akciğer ve beyin gibi yumuşak dokularda dengeye ulaşır ve çok kısa sürede tüm vücuda dağılır.

UYKUSUZ VE YORGUN ARAÇ KULLANMAK 

  ALKOL FELAKETTİR 

       Alkol miktarı arttıkça, kandaki oksijen azalır ve beyinyeterli oksijen alamadığı için fonksiyonlarında azalmave yavaşlama olur. Böylelikle, alkol almış kişininaldığı alkol miktarına ve etkileniş durumuna göre;denge, görme, işitme gibi beyinsel fonksiyonlarındaazalmalar meydana gelir. Alkollü içki almış olarak araçkullanan kişinin trafik kazasına karışma riskiartmaktadır.

               Bu nedenle, 2918 SayılıKarayolları Trafik Kanunu; alkollü içki almış olması nedeniylegüvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araçsürmelerini yasaklamış ve kandaki alkol miktarına göre araçsürme yasağı ile ilgili şu hükümlerigetirmiştir.

               -Taksi, dolmuş, minibüs, otobüs, kamyon, çekici gibiaraçlar ve kamu hizmeti niteliğinde yük ve yolcu taşımacılığıyapan ticari taşıt sürücüleri ile bütün resmi araç sürücüleri,miktarı ne kadar olursa olsun alkollü olarak araçkullanamazlar.

            -Alkollü içki almış olarak kullandığı tespit edilendiğer araç sürücülerinden, kanlarındaki alkol miktarı 0.50promilin üstünde olanlar araç kullanmaktan men edilir vehaklarında cezai işlem yapılır.

ÖNDEKİ ARACI GEÇME KURALLARI

HAYATINIZI BİR ANLIK HATA YÜZÜNDEN
KARARTMAYINIZ.UNUTMAYINIZ Kİ. 
ALKOL FELAKETTİR.

 

             İlimizde meydana gelen trafik kazalarının % 4’ü öndeki aracı geçme kurallarına riayet etmediğinden (şerit ihlali yaptığından) meydana gelmektedir. Karayollarında trafiğin güvenli bir şekilde akışını temin etmek ve araç sürücülerinin bir diğer aracı emniyetli bir şekilde geçmesini sağlamak amacıyla geçme kuralları belirlenmiştir. Sürücülerin önlerinde giden bir aracı geçmeleri için;
            * Arkasından gelen bir başka sürücünün kendisini geçmeye başlamamış olması,
*Önünde giden sürücünün bir başka aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması,
            *Geçeceği aracın hızıyla geçme esnasındaki kendi hızını da dikkate alarak, iki yönlü yollarda karşıdan gelen trafik dahil, yolu kullananların tümü için tehlike veya engel yaratmadan geçmek için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin
 görüşe açık ve boş olması,
Geçişin geçilen araçlar için bir güçlük yaratmayacak şekilde ve araçlarının bu geçişe uygun durumda bulunması gereklidir.    

 

SEVGİLİ SÜRÜCÜLER;

KÜÇÜK BİR HATA SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZALARININ İNSANLARIN CANINA VE MALINA ZARAR VERDİĞİ GİBİ, ÜLKE EKONOMİSİNE DE ZARAR VERDİĞİNİ ASLA UNUTMAYINIZ.

                   LÜTFEN TRAFİK KURALLARINA UYUNUZ!

 

YAYA VE YAYA GÜVENLİĞİ

  Yaya, genellikle "herhangi bir taşıtta bulunmayan kimse" olarak tanımlanmaktadır.   Karayolları Trafik Yönetmeliğinde yaya, daha ayrıntılı bir biçimde şöyle tanımlanmıştır.
 "Yaya, araçlarda bulunmayan, karayolunda hareket halinde bulunan insandır."

Yaya Güvenliğini Etkileyen Etmenler;

   Kişisel ve sosyal bir varlık olarak insan ve onun hareketleri ile ilgili bütün özellik ve etmenler yaya güvenliği için önemli olmaktadır. Bu etmenler çok geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bu yelpazede kişinin eğitim düzeyi, yaşı, cinsiyeti, gereksinimleri, tercihleri, kişilik özellikleri yer almaktadır. Diğer yandan toplumun trafik kültürü, sosyo-ekonomik düzeyi ve kültürel özellikleri önemli olmaktadır. Tüm bunların yanı sıra hareket edilen alan ve yerlerin, geniş anlamda yerleşim biriminin özelliklerini de dikkate almak gerekmektedir. Bu Özellikler nüfusun yoğunluğu, trafik düzenlemeleri ve çalışmaları, yerleşim planı, alt yapı gibi özellikleri kapsamaktadır.

 Yaya hareketinin meydana geldiği yer şu olumlu özelliklere sahip olmalıdır.

 *Yaya yollarının yaya bölgeleri ve taşıt trafiğinden arındırılmış olması,
 *Yerine getirdiği görev ve kullanım oranlarına göre düzenlenmiş kaldırımlar,
 *Yeterli sayıda otopark alanları ve yalnızca yayalara ait kaldırımlar,
 *Yapılan düzenlemelerde taşıtlar için olduğu kadar yayalar için de gerekli    önlemlerin alınması,
  *Yayanın varlığını dikkate alan ulaşım planlarının uygulanması,
  *Çevrenin kalitesinin yüksek oluşu.

Yaya hareketinin meydana geldiği yer şu olumsuz özelliklere sahip olmamalıdır.

  *Alan kullanımları arasında sağlıklı bir ilişkinin kurulmamış olması,
  *Taşıt ve sürücü ağırlıklı programların uygulanması,
  *Toplu taşımanın yetersiz olması,
  *Spor, oyun alanları, parklar gibi olanakların yetersizliği,
  *Plansız, koordinesiz çalışma ve düzenlemeler, bunun sonucunda sürekli olarak yaşanan yapım ve onarımlar.

     Olumlu ve olumsuz özelliklerin listeleri daha da uzatılabilir. Konunun temelinde, yayanın varlığını kabul eden ve güvenliğine önem veren planlı kentleşme olgusu yer almaktadır.


YAYALARIN UYMASI GEREKEN TRAFİK KURALLARI


  Karayolları Trafik Yönetmeliğine göre yayaların aşağıda sıralanan kurallara uygun olarak hareket etmeleri gerekmektedir.

  *Yayalar taşıt yolu bitişiğinde veya yakınında yaya yolu, banket veya alan varsa buralardan yürümek, her iki tarafında banket bulunan ve kullanılabilir durumda olan yollarda kendi gidiş yönüne göre sol bankette yürümek zorundadırlar.
    
   Ancak:
   
    *Diğer yayalar için ciddi rahatsızlık ve tehlike verecek boyut ve biçimde eşya iten veya taşıyan kişiler, taşıt yolunun en sağ şeridinde mümkün olan en az kısmı işgal etmek, araçların ilerlemelerine engel olmamak, çarpmayı önleyici ve uyarıcı tedbirleri almak şartıyla taşıt yolu üzerinde yürüyebilirler.

    *Bir yetkili veya görevli yönetiminde düzenli şekilde yürüyen yaya kafileleri taşıt yolunun en sağ şeridinin fazla kısmını işgal etmemek, gece ve gündüz görüşün az olduğu hallerde imkan oranında tek sıra halinde yürümek, araçların hareketlerini engellememek ve güçlendirmemek, çarpmayı önleyici ve uyarıcı tedbirleri almak şartıyla taşıt yolu üzerinde yürüyebilirler.

  *Yaya yolu bulunmayan yollarda yürümek zorunda kalan yayalar, araç sürücülerine karşı görünürlüklerini sağlamak, can güvenliklerini daha olumlu yönde artırmaları için alaca karanlık ve gece karanlığında üzerlerinde reflektif aksesuar bulundurmak, uyarıcı açık renk elbise giymek veya ışık taşımak gibi tedbirleri almak zorundadırlar.

   *Yaya yollarında, geçitlerde veya mecburi hallerde taşıt yolu üzerinde bulunan yayaların, trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri, oynamaları veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.
 

TRAFİK KAZALARINA KARIŞANLARIN SORUMLULUKLARI

Bir trafik kazasında olaya karışanlardan yaralanmamış olan  veya hafif yaralı olanlar;

*Araç sürücüsü iseler,
*Trafik için ek bir tehlike yaratmayacak şekilde hemen durmak,
*Trafik güvenliği için ışıklı işaret veya yansıtıcı cihazları koymak ve gereken tedbirleri almak,
*Trafiği, can ve mal güvenliğini etkilemeyen, ölümlü, yaralanmalı veya hasarlı kazalarda, sorumluluğun  belirlenmesine yarayacak iz ve deliller dahil, kaza yerindeki durumu değiştirmemek,

 Olayda taraf olanlar,

*İstendiğinde diğer tarafa kimlik ve adreslerini bildirmek,
* Sürücü ve trafik belgeleri ile sigorta poliçelerini göstermek, bunlara ait gerekli bilgilerle tarih ve sayılarını vermek,
*Olayı, yetkili ve görevlilere bildirmek ve bunlar gelinceye kadar veya bunların iznini almadan kaza yerinden ayrılmamak,
 
  Başında sahibi veya sorumlusu bulunmayan motorlu araçlar, taşınabilen veya taşınmayan mallar ile mülklere  zarar veren sürücüler;

*Aracın, malın veya mülkün ilgilisini bulmak,

*Bulunamadığı takdirde araçların ve zarar verilen diğer şeylerin görünebilen ve uygun yerlerine düşmeyecek, kaybolmayacak şekilde yazılı bilgi bırakmak,

*En kısa sürede yetkililere haber vermek, zorundadırlar.

Ancak, maddi hasarla sonuçlanan kazalarda;

*Kazaya karışan kişilerin tümü,
*Yetkililerin gelmesine gerek görmez ve anlaşırlarsa,
*Durumu aralarında yazılı  olarak tespit etmek suretiyle olay yerinden ayrılabilirler.
    
  Bu şekilde bir anlaşma ile olay yerinden ayrılmış olan taraflar, meydana gelen zararın kendilerince doğrudan karşılanacağını kabul etmiş sayılırlar.

        Ayrıca yazılı tespit yapmış olsun veya olmasınlar sonradan yetkililerden kaza tespit tutanağı düzenlenmesini isteyemezler.

Sürücülerin kazaya karışmaları halinde, sigorta şirketinden zararın tazmininin istenebilmesi için;

*Onaylı kaza tespit tutanağının,
*Alkol raporunun,
*Araç trafik ve tescil belgelerinin, ibraz edilmesi gerekmektedir.

ALKOLLÜ ARAÇ KULLANMANIN CEZASI NEDİR? SÜRÜCÜ BELGEME NE KADAR SÜREYLE EL KONULMAKTADIR.

2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/5 maddesinde alkollü araç kullananlar hakkında;

Taksi, dolmuş, minibüs otobüs, kamyon ve çekici gibi ticari amaçla yük ve yolcu taşımacılığı yapan sürücüler ile resmi araç sürücülerinin alkollü, diğer araç sürücülerinin ise kanlarındaki alkol miktarının 0.50 promilin üstünde araç kullanan şahısların sürücü belgesine el konulması gerektiğini belirtmektedir.

Alkollü olarak araç kullanmaktan dolayı alınan sürücü belgeleri ile ilgili olarak Resmi Gazetenin 04 Aralık  2003 tarih ve 25306 sayılı yayımında belirtilen şu hususlar uygulanmaktadır.
 

1.Kez alkollü araç kullanmaktan dolayı alınan sürücü belgeleri büro amirliğimiz tarafından (6)  altı ay süre ile muhafaza edilerek, haklarında 448.00 YTL para cezası uygulanır.

2.Kez alkollü araç kullanmaktan dolayı alınan sürücü belgeleri büro amirliğimiz tarafından (2)  İki yıl süre ile muhafaza edilerek, haklarında 561.00 YTL para cezası uygulanır. Ayrıca bu sürücüler Sağlık Bakanlığınca, (esas ve usulleri Sağlık ve İçişleri Bakanlıklarınca çıkartılacak yönetmelikte gösterilen) ‘Sürücü Davranışlarını Geliştirme Eğitimine’ tabi tutulurlar, eğitimi başarıyla tamamlayanların belgeleri süresi sonunda iade edilir.

 3.Kez veya üçten fazlasında ise  alkollü araç kullanmaktan dolayı geri alınan sürücü belgeleri yakalayan birim tarafından Mahkemeye sevk edilmekte ve mahkeme kararına göre hareket edilmektedir. (Üç veya üçten fazlasında sürücü belgeleri Mahkemenin vereceği karara göre (5) Beş yıl süre ile geri alınır ve Mahkeme tarafından altı aydan aşağı olmamak üzere hafif hapis cezası ile birlikte 3.600.00 YTL hafif para cezası uygulanır. Ayrıca psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri uzmanı muayenesine tabi tutulurlar. Psiko-teknik değerlendirme ve psikiyatri muayenesi sonrasında durumu uygun olanlara belgeleri geri alma süresi sonunda iade edilir.

BİR YIL İÇİNDE 5 KEZ HIZ İHLALİ (RADAR) YAPANLAR HAKKINDAKİ İŞLEMLER NELERDİR?


Hız ihlalini 1 yıl içerisinde 5 kez ihlal ettiği tespit edilenlerin sürücü belgeleri 1 yıl süre ile geri alınmaktadır.

Sürücü belgesi geri alınanlar ceza süresi sonunda psikoteknik değerlendirmeye ve psikoterapi uzmanının muayenesine tabi tutularak muayene sonunda sürücü belgesini geri almasında mani hali olmadığı anlaşılanların sürücü belgeleri kendilerine iade edilmektedir
Hız ihlallerinin hesaplanmasında 4550 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarih olan 12.03.2000 tarihi öncesi ve sonrasındaki ihlaller birleştirilmeyecektir. Belgelerin geçici olarak geri alınmasında zaman aşımı süresi 4 yıl olarak belirlenmiştir. 5.Hız ihlalinden itibaren süre başlamaktadır.

Hız Ölçen teknik cihaz veya çeşitli teknik usullerle yapılan tespit sonucu hız sınırlarını Yüzde Ondan Yüzde Otuza (Otuz Dahil) kadar aşan sürücüler 108.00 YTL, Yüzde Otuzdan fazla aşan sürücülere 222.00 YTL  para cezası uygulanır.   

 100 CEZA PUANINI DOLDURAN SÜRÜCÜLERE YAPILAN İŞLEMLER NELERDİR?


1 defa ( 2 ) ay süre ile geçici olarak geri alınır

2 defa ( 4 ) ay süre ile geçici olarak geri alınır.

3 defa ise sürücü belgeleri İPTAL edilir.( Suçun işlendiği tarihten itibaren geriye doğru (1) YIL içinde gerçekleşmesi halinde)

 Bu durumda olan sürücü belgeleri hakkında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 118.maddesinde belirtilen

 1.kez eğitime gönderileceği belirtildiğinden şahıslar her hangi bir sürücü kursunda 40 saat eğitim görmeleri için gönderilir ve kurs gördüğünü belgeleyenlerin sürücü belgesi geri verilir.

2.Defa 100 puanı aşanların ise psiko-teknik değerlendirmeye tabi tutulacağını ve bu muayene sonunda sürücü belgelerinin geri verilmesinde sakında olmayanların sürücü belgelerinin geri verilebileceğini belirtmektedir.

BAŞKAN:KÖKSAL SEMERCİ
Takvim
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 6°